Giresun Limanının önemi hakkında bugüne kadar çok söylendi ve çok şey yazıldı… Daha doğrusu yazılmayan ve bilinmeyen pek sır bilgi de kalmadı gibi.
Limanın çalışmasını hazmedemeyen hazımsızlar!.. (3)
✅ Giresun Limanının önemi hakkında bugüne kadar çok söylendi ve çok şey yazıldı… Daha doğrusu yazılmayan
ve bilinmeyen pek sır bilgi de kalmadı gibi.
“O hâlde hâlâ niye yazıyorsunuz?” denilirse:
✅ Daha önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi “Bugüne kadar oynadıkları yıkım senaryolarında arzu ettikleri
neticeyi alamayan, lakin yenilen pehlivanın güreşe doymaması misali yeni olumsuz algı operasyonları hazırlığı
içinde oldukları, hatta Sn. Cumhurbaşkanını dahi yanlış bilgilendirdikleri iddia edilen (görülmeyen ateşin zehir
saçan dumanı misali) liman imha güruhunun süfli emellerine karşı kamuoyunda pek bilinmeyen ya da eksik
bilinen veya yanlış yorumlanan bazı hususlara dikkat çekmek istiyoruz…
***
İşte kim oldukları meçhul, maskeli imha güruhunun çalışmasını hazmedemedikleri Uluslararası liman
statüsüne sahip Giresun Limanın bazı özellikleri:
✅ - Ulaştırma Bakanlığınca dökme yük, genel kargo, kontenyer, bitkisel ve hayvansal yağ tankeri, kimyasal
tanker (metanol, bitkisel ve hayvansal yağ yükü taşıyan), fribot/yolcu, Ro-Ro (Ro-Pax dahil) gemilerinin
yanaşmasına yönelik işletme izni verilen;
✅ - Yıllık ihracatı 200 milyon dolar, yıllık ithalat-ihracat-Transit Ticaret İşlem hacmi 600-700 milyon dolar olan;
✅ - 62.000 m2 açık, 32.000 m2 kapalı (22 silo) olmak üzere toplamda 94.000 m2 depolama alanına sahip;
✅ - Bugün itibariyle takriben 500 civarında insanımıza (limanda çalışan personel, gümrük müşavirliği, sahil
güvenlik ve emniyet müdürlüğü personeli, yemek firmaları, kamyon ve TIR şoförleri vs.) doğrudan, bunların
aileleriyle birlikte takriben 1,5-2 bin insanımıza dolaylı ekmek teknesi…
***
Liman üzerinden ayrıca;
✅ - Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü kömür gemilerinden analiz için ve çevre için 5 bin tonluk gemilerden 3.000
TL,
✅ - Tarım İl Müdürlüğü 5 bin tona kadar olan gemilerden (analiz ve kontrol ücreti olarak) 3.000 TL, 15 bin
tonluk gemilerden 10.000 TL,
✅ - Orman Bölge Müdürlüğü (kereste ihracı için) TIR başına 300 TL, (ki, şimdilik haftalık 30 TIR geldiği
söyleniliyor) gelir elde ederlerken;
✅ - Limana yaklaşan gemilere yakıt ikmali yapan, kumanya ve market ihtiyaçlarını karşılayan firmaların
nemalandıkları da göz ardı edilmemelidir…
***
Liman sahasındaki siloların akıbeti…
✅ - Toplam 94.000 m2 depolama alanına sahip olan Giresun Limanının mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti
Hazinesine ait olup, işletme hakkı belli bir süreliğine (2027 yılına kadar) büyük gıda grupları arasında
yer alan “Tiryaki Grup” iştiraklerinden Dia Bakliyat A.Ş.’ne devredilmiştir...
✅ - Limanda saha betonlamasından iskele bakım ve onarımlarına, depoların yapımından bakımına
kadar bilumum onarım ve yapım işlemleri ilgili mevzuatlar dahilinde (Ulaştırma Altyapı Bakanlığı Alt
Yapı Genel Müdürlüğü, Kıyı Yapıları ve Tersaneler Genel Müdürlüğü, Mekansal Alanlar Planlama
Genel Müdürlüğü ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının olumlu görüşleri istikametinde) Planlı Yapılar
İmar Yönetmeliği hükümlerine göre Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin kontrol ve denetimi altında
yürütülmektedir...
✅ - Liman sahasında yüklenici firma tarafından yapılan yatırımların tamamı, devlet adına yapılmakta
olup sözleşme süresi bittikten sonra devlete bırakılacaktır…
✅ - Liman sahasında (Türkiye Denizcilik İşletmeleri izniyle yatay mimaride inşa edilmiş) 22 adet silo
bulunuyor…
***
⁉ Önce izin verip de sonra yıkılsın denilen siloların maliyetinin ne olduğu biliniyor mu?..
✅ - Siloların her birinin maliyetinin 450-500 bin dolar olduğu söyleniyor… Toplamda (22 silo) 88-110
milyon dolarlık bir yatırım!..
‼ - Bu dudak uçuklatacak maliyeti, yapılsın iznini ve yıkılsın talimatını verenlerin bilmemesi mümkün
değildir!..
⁉ - O zaman bu nasıl bir devlet politikası, nasıl bir hizmet anlayışıdır?..
***
Devletin verdiği izinle yapılan, sözleşme süresiyle kullanma hakkı verilen silolar, sözleşme
süresinden önce devlet eliyle yıktırılacak olursa;
✅ Hukuk devleti olan bir ülkede yüklenici firmanın herhangi bir kaybı olmaz, hem kullanamadığı
(istifade edemediği) siloların bedelini hem de iş kaybından doğan bilumum mağduriyetinin karşılığını
kuruşuna kadar (tereyağdan kıl çeker gibi) almayı alır da;
Siloların yıkılmasıyla çalışmayacak olan ekmek teknesi limanda işinden aşından mahrum kalacak
mağdurların mağduriyetleri bir tarafa;
⁉ - Yüklenici firmaya ödenecek tazminat kimin kesesinden çıkacaktır?..
✅ - Bu maddî ve değer biçilemeyecek olan manevî mağduriyetler kimlerden tazmin edilecek?..
✅ - Bu mağduriyetlerin hesabı sebep olanlardan sorulmayacak mıdır?..
***
‼ Efendiler, siloların yıktırılmasındaki asıl sebebin artık manzara olmadığını ilk okul çağındaki
çocuklarda biliyor!...
✅ Lütfen hiç kimse, milletin aklıyla dalga geçmeye kalkışmasın, birilerini kandıracaklarını
zannetmesin!..
***
Peki, bu saatten sonra yıkılan siloların yerine yenileri yapılabilir mi?..
- Yapılamaz!..
⁉ Neden mi yapılamaz?...
✅ Ticaret kâr için yapılır… Hele hele tecrübeli ve basiretli bir tacir, zarar edeceği yerde kesinlikle bir
adım dahi atmaz!..
***
⁉ Çözüm ne olmalı?..
Bunu da inşallah gelecek yazımızda değerlendirelim!..
***
✍ “Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için muhakkak bir Nuh’un
Gemisi vardır.” (Sezai Karakoç)
Ahmed Çıtlakoğlu
Yorumlar